İsmail Balaban’ın hırsı!..

Dualı çayırın yakışıklı ikiz güreşçilerinden İsmail Balaban. Çayıra çıktığı andan itibaren sadece ve sadece güreşe konsantre olan ve bitmek bilmeyen bir enerji ve hırsla sonuna kadar mücadele eden “sarı fırtına” lakaplı İsmail Balaban.

Güçlü fiziği sadece kas yapısına sahip bir yağlı güreş başpehlivanı. Türk kasından çok gerçek kasa sahip bir başpehlivan. Bitmek bilmeyen bir enerji ve hırs. Çayırlarda büyük bir sempati kazandı. Seyircilerin günlünde ayrı bir yeri var. Her şeyden önce sevecen tavrı ile taraflı tarafsız her güreş severin hayran olduğu bir başpehlivan.

Sarı fırtına lakaplı İsmail Balaban Akdenizli olmasına rağmen enerjisi Karadeniz’in hırçın dalgalarına benziyor. Büyük bir taraftara sahip olan İsmail Balaban, peşreve başladığı anda seyircilerin muhteşem tezahüratı ile adeta coşuyor. Sempatik tavırları ile seyircinin kalbinde ayrı bir yeri olduğu kesin.

Bu yıl 656. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde tüm rakiplerini yenerek, Başpehlivan olmayı başardı. Üstelik birbirinden zorlu rakipleri yenerek finale gelmeyi başardı.

  1. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde ilk gün birinci turda hemşehrisi Hakkı Aygün’ü yendi. İkinci turda Ankaralı Osman Özgün’ü yendi. Kırkpınar’da ilk günün sonunda en zorlu rakiplerinden Recep Kara’yı uzatma dakikalarında bitmek bilmeyen enerjisi ile İsmail Balaban çeyrek finale yükselmeyi başardı.
  2. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde ikinci gün çeyrek finalde Ankaralı Salih Erinç’i yenerek yarı finale yükseldi. Yarı finalde aslen Erzurumlu Ankara adına güreşen Hamza Köseoğlu’nu muhteşem bir güreşle finale yükselmeyi başardı. Bu güreşlerin tümünde İsmail Balaban’ın bitmek bilmeyen bir hırsı vardı. Zaten bir gün önce Hamza Köseoğlu’nun ustası Recep Kara’yı muhteşem bir güreşle yenerek altın kemerin en büyük adayı olduğunu ispatlamıştı. Finalden önce de Hamza Köseoğlu’nu havada yakalayarak adeta kafasının üstüne çaktı. Ve büyük günün sonunda altın kemer için bir hamle kalmıştı.
  3. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde finalde ezeli ve ebedi rakibi olan Orhan Okulu ile karşı karşıya gelen İsmail Balaban “Altın Kemer”i adeta istiyorum ve alacağım diyordu. Adeta bakışları değişmişti. Bir gün önce Recep Kara’yı yendiği maçla beraber adeta şahlanmıştı. Belki de bir tane daha rakip olsa yenecek bir hırsla güreşlere devam etti. Sonunda 656. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde Başpehlivan İsmail Balaban hırsıyla gelecek yılın da altın kemer adayı!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.